İNGİLİZLERİN TELGRAF ÇALMA VE ÇÖZME EKİBİ

Üstelik Lozan'da ciddi bir istihbarat oyunu oynandığından da haberdar değiliz. Lozan'ın karşı taraftan bilgi çalmaya dönük operasyonları üzerinde duran nadir bir İngilizce araştırmaya göre İngilizler, İstanbul'a yerleştirdikleri özel yetiştirilmiş telgraf çalma ve çözme ekibi sayesinde Türk hükümetinin Lozan'a çektiği telgrafları bizimkilerden önce yakalıyor, çözüyor ve Lozan'daki ekibimizin eline ulaşmadan önce Londra'ya ulaştırıyorla. Gereken emirler verildikten sonra Lozan'da müzakere masasına, bizim elimizdeki kozları bilerek oturuyorlardı. Bir diplomatın dediği gibi bunun, briç masasında karşısındakinin elindeki kartları bilerek oynamaktan farkı yoktu. (K. Jeffrey-A. Sharp, "Lord Curzon and the use of secret intelligence at the Lausanne Conference", The Turkish Yearbook, 1993.)
RAUF ORBAY DEHŞETE DÜŞMÜŞ

Uluslaşma Aşamasında Tarihi Aidiyetler ve İskoçların Kader Taşı

Bir insan topluluğu nasıl toplumsallaşır? Toplum, insan topluluklarının hangi özellikleri üzerinde kurulur? Belirli bir coğrafyadaki insan toplulukları ne zaman kendilerini toplumun birer parçası olarak görmeye başlarlar yada o toplum hangi nedenlerle artık toplumdan ulusa doğru adım atma eğilimine sahip olur? Ulusallaşmanın yoğunla yaşandığı on dokuzuncu ve yirminci yüzyılda Avrupa’dakiler başta olmak üzere bütün toplumlar kendilerinin ulus olarak anılmasını sağlayacak nedenleri aramaya başlarlar.

İspanya savaşa girmesin diye rüşvet vermişler!

İngiliz gizli servisi MI6’ın, İspanya’nın İkinci Dünya Savaşı’na girmesini önlemek için servet ödediği ortaya çıktı.

Tarihi İngiliz oyunu ortaya çıktı!
Bugün yayınlanan gizli belgelere göre İngilizler, Diktatör Francisco Franco’nun generallerine, gemi sahiplerine ve diğer yetkililere 200 milyon dolar rüşvet vermiş. İspanya’nın Hitler Almanya’sının yanında savaşa girmesini istemeyen İngiltere, New York’taki İsviçre banka hesabı üzerinden ödeme yapmış.

Belgeleri haberleştiren The Guardian gazetesi, Britanya’nın Madrid Büyükelçisi Sir Samuel Hoare’un Londra’yı ödeme yapılmaması halinde İspanya’nın tarafsızlığını bozarak Nazilerin safında savaşa gireceği konusunda uyardığını yazdı.

İspanyol yetkililere baskı yapmak için ilk başta 1 milyon dolar isteyen Hoare, Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği yazıda şu ifadeleri kullanıyor: “Ben şahsen hiç bir gecikme olmadan yetki verilmesi konusunda uyarıyorum, ve şüpheleriniz varsa, başbakana danışılabilir.”

Oliver Cromwell: İngiltere'yi İngiltere yapan adam

Britanya’yı tarihte ilk kez gerçek anlamında birleştiren ve büyük bir güç haline getiren Oliver Cromwell, bütün yaptıklarına rağmen uzunca bir süre ülkesinde, “nefret edilen” kişiler arasında yer almıştır.

Ama zaman geçtikçe, muhafazakârlar tarafından, ‘anarşiyi durduran lider’ olarak övülmeye, her türden radikal tarafından da, ‘modern çağın ilk devrimcisi’ olarak yüceltilmeye başlanır.

Ayrıca zaman içerisinde liberaller de onun politikalarının ateşli savunucusu olurlar. Böylesine farklı kesimler tarafından övülen bir lider, ancak Sezar veya Napolyon ile karşılaştırılabilir.

Sezar, diktatörlüğünden korkan Romalılar tarafından Senato’da öldürülür. Napolyon ise, acemi bir darbeci olarak meclis kürsüsünde ne yapacağını bilmez bir halde bocalayıp dururken, kardeşinin kararlılığıyla durumu kurtarır; onun çağırdığı askerler, milletvekillerini süngüleriyle dürtükleyerek salondan kovalar...

İngilizlerin sahte savaş gemisi hilesi

1. Dünya Savaşı sırasında İngilizler, akla gelmeyecek bir hileye başvurup, 14 tahta gemiyi gerçek savaş gemisi gibi dünya
denizlerinde yüzdürdü.

"Çanakkale 1915" adlı dergiden derlenen bilgilere göre, 1. Dünya Savaşı sırasında dönemin en güçlü donanmasına sahip ülkeler arasında yer alan İngiltere’nin başvurduğu savaş hileleri inanılmaz boyutlardaydı.

İngilizler, özellikle Gelibolu Yarımadası’ndan çekilmenin hesaplarını yaptığı sırada Türk askerlerinin bu çekilmeden haberdar olmaması için değişiksavaş hilelerine başvurdu.

General Hamilton’un anılarında, savaş hileleriyle ilgili olarak şu anektod yer alıyor:

"Türk askerlerini şaşırtmak için yolcu gemilerine, şileplere sahte bacalar, sözde toplar, uydurma direkler eklendi. Böylece İngiliz gemileri ’Tiger’ ya da ’lnflexible’ kruvazörlerine benzetildi. Karşı taraf bu gemilere ateş edip,
boşuna pek çok mermi harcadı."

II. Viyana Kuşatması Sonrası Türk-İngiliz İlişkileri

Özet: İngiltere’nin Osmanlı ile ilk münasebetleri XIV. asrın sonları ile XV. asrın başlarında
ticari ve iktisadı alanda olmuştur. İngiltere, Osmanlı Devleti’nin 1683 II. Viyana
kuşatmasından sonra batı ile savaştığı dönemde, tarafsız kalmayı tercih etmiştir. Ama buna
rağmen, Fransa ile aralarındaki düşmanlıktan dolayı Osmanlı ile Avusturya arasındaki savaşın
bitmesi ve Avusturya’nın Fransa’ya karşı daha serbest hareket edebilmesi için büyük gayret
göstermiştir. Osmanlı coğrafyasında ticari faaliyetlerden ziyade siyasi çalışmaları ile tanınan
İngiliz büyük elçisi William Trumbull (1686-1691) İngiltere’nin menfaatleri icabı savaşın
bitmesi için büyük gayret göstermiştir. Trumbull’un yerine atanan ve Karlofça Anlaşmasının
imzalanması sırasında arabuluculuk yapan Peget (1692-1702) ise, İngiltere’nin tarafsız
kalması için uğraşmış ise de Avusturya ve Venedik tarafı bir tutum izlemiştir. Karlofça

Gazze Savaşında 25bin kayıp Türk Askeri

Osmanlı ordusunun Gazze Savaşı'nda 25 bin kayıp vermesinin fotoğraf ve belgeleri bulundu. Arşiv belgeleri, 15 bin Türk askerinin esir kamplarında gözlerinin kör edilmesi olayını da aydınlatıyor.

ADANA - Araştırmacı tarihçi Cezmi Yurtsever, yaptığı açıklamada, Kadirli Askerlik Şubesi'nin deposunda bulunan Osmanlı döneminden kalan Seferberlik Sevkiyat (Kur'a) Defterleri'nden o dönemde çok sayıda askerin savaşmak üzere cephelere gitmesi ve yaşanan olaylarla ilgili açıklayıcı notlar yer alan bilgilere ulaştığını söyledi.
Yıllar süren araştırmalar için Osmanlı Arşivi, İngiltere ve İsrail Gizli Servis arşiv belgelerini de incelediğini belirten Yurtsever, İngiltere Savaş Arşivi F0 Box-10521. Tallahasse, FL 32302-0521 numaralı dosyadan Filistin savaşları esnasında İngiltere adına casusluk yapan Osmanlı Yahudisi Sara Aaranson'un fotoğrafı ve eylemleri hakkında bilgilere ulaştığını kaydetti.

OSMANLI DEVLETİ, HİNDİSTAN MÜSLÜMANLARI VE İNGİLTERE

OSMANLI DEVLETİ, HİNDİSTAN MÜSLÜMANLARI VE İNGİLTERE (1877-1914)

GİRİŞ
A-İlişkilerin Başlangıcı:
1453 yılında İstanbul’un fethiyle dünyada Osmanlı büyük ün kazandı ve böylece Güney Hindistan’da bazı Müslüman sultanlar Osmanlı ile diplomatik ilişkiler kurmak istediler.
1517 yılında Mısır ve Hicaz’ın alınıp Hilafetin Osmanlı Padişahlarına geçmesiyle Osmanlı-Hindistan ilişkileri hız kazanmıştır. Ayrıca Hindistan’a yerleşen Portekizlileri atmak için Osmanlı birkaç kez Piri Reis ve Seydi Ali Reis gibi kaptanların kontrolünde Hindistan’daki Portekizlilere sefer düzenleniştir.

B-Osmanlı ve Babürlülerin:
Osmanlılar ve Babürlülerin ilk düzenli diplomatik münasebeti Şah Cihan (1627-58) tarafından başlatılmıştır. İlişkiler Evrengzip Şah ( 1658-1707) zamanında biraz zayıfladıysa da Osmanlı ve Babürlü alim ve şairlerin ilmi ve edebi eserleri karşılıklı okunarak devam etti. Ayrıca Osmanlının başarılarından Hindistan Müslümanları çok memnun oluyorlardı.

İngilizlerle İlk Temas

Osmanlı – İngiliz ilişkilerinin devlet düzeyinde başlangıcı 1580’li yılların başında olup 1914 yıllarına kadar sürmüştür. Osmanlı - İngiliz ilişkileri hemen hemen her dönemde, Türk – Rus ve Türk – Avrupa ilişkileriyle bir ve beraber olarak yürümüştür, diyebiliriz. Osmanlılarla ilişkilerinde dost ve düşman olarak yer değiştiren bu iki devlet, ortak düşmanları karşısında bazen birleşik ve dost olarak yanımızda yer almışlar, ortak çıkarları gerektikçe birleşik veya ayrı düşman olarak Osmanlılar’ın karşısına dikilmişlerdir. İngiltere çıkarları gerektirdikçe, Rusya’ya karşı Türkleri desteklemiş, sırasında Rusya’yı , ödün vermek suretiyle kendi tarafına çekerek Osmanlı Devleti aleyhinde hareket etmiştir. Koşulların değişmesi ve kendisine hayatî çıkarların sağlanması üzerine de, Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalamaya teşebbüsten çekinmemiştir.

İngiltere gemilerimizi vermemişti

İsrail'le yaşanan Heron krizi Osmanlı ile İngilizler arasındaki bir başka olayı akıllara getirdi...

İngiltere gemilerimizi vermemişti
Tarihçi Erhan Afyoncu da İsrail'le yaşanan Heron krizinin bir benzerinin yaşandığı döneme ışık tutan önemli bir yazı kaleme aldı...
İngiltere de gemilerimizi vermemişti
İngiltere, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce sipariş edip parasını ödediğimiz iki zırhlı ve diğer gemilerimizi teslim etmemişti...

Başbakanımız, tamir için gönderdiğimiz Heronlar'ı İsrail'in vaktinde teslim etmemesini eleştirdi. Birinci Dünya Savaşı'ndan önce de İngiltere parasını verdiğimiz Sultan Osman ve Reşadiye zırhlılarını teslim etmemişti.

Güçlü bir donanma

Balkan Savaşı sırasında Osmanlı donanmasının dökülmesi üzerine savaştan sonra "Donanma Cemiyeti" kurulup, yeni gemilerle donanmamızı güçlendirmek için halktan yardım toplandı.

1807: İngilizler İstanbul'u Kuşattı!

Avrupa'da yaşlı kıtayı yıllarca kasıp kavuran Napolyon Savaşları'nın 1805 yılındaki "Üçüncü Koalisyon Savaşları" yaşanıyordu. Genel duruma bakıldığında Trafalgar Muharebesi ile Fransız Donanması'nı bozguna uğratan İngilizler dünyanın en büyük deniz gücü olma yolunda emin adımlarla ilerlerken, Napolyon Bonapart Austerlitz Savaşı ile karada üstünlük kazanarak Üçüncü Koalisyon Savaşları'nı galip olarak kazanmış ve Fransız ordusu dünyanın en önemli kara savaş gücü haline gelmişti.

PHILBY, Harry St. John Bridger

(1885-1960)

İngiliz seyyahı ve siyaset adamı.

Seylan adasında doğdu. Yüksek öğrenimini Cambridge Üniversitesi Trinity College’da şarkiyat alanında yaptı. 1908’de İngiltere’nin Hindistan’daki koloni yönetiminde memur oldu. Farsça ve Arapça’nın yanı sıra Urdu, Pencâbî ve Belûcî dillerini öğrendi. 1915’te Osmanlı Devleti’ne karşı savaşan İngiliz ve Hint birliklerine katılmak üzere Irak’ta görevlendirildi. 1917-1918’de, Şerîf Hüseyin isyanını desteklemek ve Abdülazîz b. Suûd’u Osmanlılar’la birlikte hareket eden Reşîdîler’e karşı savaşmaya ikna etmek üzere Arabistan’a gönderildi. Savaş sonrasında İngiltere’nin bölgeyle ilgili politikasında görüş ayrılığına düştüğü için Temmuz 1921’de memuriyeti bıraktı.

Kasım 1921’de İngiltere’nin Ürdün temsilciliğine tayin edildi ve 1924’e kadar kaldığı bu görevinden yahudilerin bölgeye başlayan toplu göçlerini uygun bulmaması sebebiyle istifa etti. Ertesi yıl İbn Suûd’un Hicaz’ı ele geçirmesinin ardından Cidde’ye yerleşerek ticarete başladı.

Kısaca İngiltere ve İngiltere Tarihi

İngiltere tarihi, 5. yüzyılda Britanya Adasına Anglosaksonların ayak basmasıyla başlar. Anglosaksonlar kendi adını verdikleri adaya yerleşip, 6 ve 7. yüzyıllarda birbirine rakip küçük krallıklar kurdular. Sekizinci yüzyılda Roma ve İrlanda'nın etkisiyle Hıristiyanlığı kabul eden Anglosaksonlar, Avrupa'yı da etkileyen bir medeniyet meydana getirdiler. 795'te başlayan İskandinav istilası 11. yüzyılın başına kadar birkaç defa tekrarlandı. Daha sonra Danimarkalı Büyük Knud, adayı tamamen fethetti.

BADGER, George Percy

(ö. 1815-1888)

İngiliz müsteşrik.

Londra’nın kuzeydoğusundaki Chelmsford’da doğdu. Ailesi, çocukluğu ve yetişme tarzı hakkında yeterli bilgi yoktur. İngiliz ordusunda çavuş olan babası, muhtemelen görevle gittiği Malta’da öldüğünde Badger on dokuz yaşındaydı. Burada sıkıntı içinde ve kayda değer bir resmî eğitim almadan yetişti. Yabancı dil öğrenmeye karşı büyük bir kabiliyeti olduğundan kısa zamanda Malta dilini ve halk Arapça’sının mahallî bir lehçesi olan bu dile hâkimiyeti sayesinde diğer Ortadoğu lehçelerini öğrendi.

URQUHART, David

(1805-1877)

Türkler’le ilgili eserleriyle tanınan İngiliz gazetecisi, yazar ve diplomat.

İçeriği paylaş