Archive

Şubat 25th, 2015

İslam ve Osmanlı Düşmanı Bir İngiliz Politikacı: William Ewart Gladstone

Çeyrek yüzyıldan fazla İngiltere siyasal yaşamının merkezi olan Hawarden Malikanesi’ne 19 Mayıs 1898 tarihinde hüzünlü bir hava hakim olmuştu. İngiltere’de dört dönem başbakanlık yapan, yalnızca İngiltere’nin değil, Avrupa ve Asya’nın kaderini ellerinde tutan, sevenlerinin ifadesiyle İngiltere’nin taçsız kralı “Muhteşem Yaşlı Adam” William Ewart Gladstone, Hawarden Malikanesi’nde hayatını kaybetmişti.

İngiliz-Habeş savaşı 1868

Habeşistan İmparatoru II. Tewodros (Teodor), Quadar valisinin oğlu olarak başladığı hayataında, aslında din adamı olacaktı, ona göre yetiştirildi. Gonder'deki Çankar manastırında Hristiyanlığı derinlemesine öğrenirken manastır saldırıya uğrayınca amcasına sığındı. Ülkede iç karışıklıklar orada da rahat vermedi, o da bir haydut çetesinin lideri oldu -amacı bu savaş cinnetine bir son vermekti. Ama kan yalayan genç kurtlar gibi savaşı sevdi. Bundan sonra ardı ardına zaferler kazandı. Zaferlerinin ardından 1855 başında birgün kendini, Ubie'nin ordusunun karşısında buldu. Ülkenin ünlü hükümdarını Deresge'de yendi ve 11 Şubat'ta Habeşistan'ın yeni İmparatoru, kralların kralı "Negusa Nagast" titriyle tahta çıktı.

Kut'ül Amâre Savaşı

1.Dünya Savaşı’nda kazandığımız iki büyük zaferden birisi “Kut Zaferi”dir. Biz bu zaferi İngilizlere karşı kazandığımız için nedense pek anmayız, kutlamayız, adeta sistemli bir şekilde unutulmasını isteriz. İngilizler Çanakkale Savaşlarında yenildiklerine inanmazlar, başarılı değil derler. Sadece ordularının yenilmeyip geri çekildiğini iddia ederler.

Şubat 24th

İngilizler ve Abdülmecid Han

Osmanlı padişahlarının otuz birincisi ve İslam halifelerinin doksan altıncısıdır. Sultan ikinci Mahmudun oğludur. Sekiz oğlundan dördü padişah oldu. 1823 de doğdu. 1839 da padişah oldu. 1861 de vefat etti. Sultan Selim camii bahçesindedir.

Abdülmecid hanın büyük bir hatası, memlekete ve bütün İslamiyet'e çok ağır zararı dokunan, af edilmez bir kabahati olmuştur. Öyle bir hata ki, Osmanlı tarihinde korkunç bir dönüm noktası yapmış, bu koca İslam devletinde bir (yok olma devri)nin başlamasına sebep olmuştur. Masonların, İslam düşmanlarının örtbas etmek istedikleri, gençlerden saklamaya çalıştıkları bu hata, saf, temiz kalbli hakanın, azılı ve sinsi İslam düşmanı olan İngilizlerin tatlı dillerine aldanarak, İskoç masonlarının yetiştirdikleri cahilleri işbaşına getirmesi, bunların devleti içerden yıkmak siyasetlerini hemen anlayamamasıdır.

Kırım Savaşı

1800’lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan’daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya’daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan’ın hazînelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı.

I. Dünya Savaşı’nda İngiltere’nin Ortadoğu Siyaseti

İngilizler, Irak, Suriye ve Arap Yarımadasında, ekonomik alandaki çalışmaların yanında Araplarla ilgili sosyolojik ve kültürel alanlarda da ilmi araştırmalar yaparak Arap ulusunu çok daha yakından tanır. Bu bilgileri değerlendirerek önce Arap toplumunun siyasi ve dini önderlerini maddiyatla elde eder. Onlarla kurdukları maddi ilişkiler sonucunda emperyalist amaçlarını uygulamaya başlayarak ekonomik yatırımlarını yapmaya başlar.

ORTADOĞUDA İNGİLİZ CASUS GERTUDE BELL

Arkeoloji merakıyla gittiği Ortadoğu’da gizli servise katılıp Musul, Bağdat ve Basra’nın Osmanlı’nın elinden alınmasında başrol oynayan İngiliz Gertrude Bell’in hikayesi.

Soylu bir İngiliz ailesinden gelen Bell, Oxford Üniver-sitesi’nde tarih eğitimi aldıktan sonra Ortadoğu’ya sayısız ziyaretler yaptı. Çok iyi Arapça, Farsça ve Türkçe bilen Bell, bu ziyaretlerde kadınlığını da kullanarak o zamanlar Osmanlı’nın kontrolünde olan Kudüs’te, Suriye’de ve Irak’ta yerel halk ve tüccarlarla güçlü dostluklar kurdu.

Bir İngiliz Casusundan Sarsıcı İtiraflar

Hempher anılarında İngiliz casusluk faaliyetleri hakkında da bazı bilgiler vermektedir. Bunlardan bir tanesi var ki eğer hayal ürünü değilse inanılacak gibi değildir. Onun iddiasına göre İngiliz Sömürge Bakanlığı bünyesinde İslam Dünyasının gelişen olaylar karşısında siyasetini önceden tespit etmek amacıyla bir birim oluşturulmuştur.

İsmail Çal/ Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

İngiliz casusu Hempher’in anıları daha doğrusu itirafları, son asırlarda İslam dünyasının başına gelenlerin hiç de tesadüf olmadığını, büyük bir planın uygulaması olduğunu bütün gerçekliği ile ortaya koymaktadır. Amaç Osmanlı Devleti’ni ortadan kaldırmak ve bütün ayrılıkları körükleyerek İslam dünyasını paramparça etmekti. Hempher’in bahsettiği olayların 1700’lü yılların başı gibi erken bir dönemde geçiyor olması, işin başka bir ürkütücü yönüdür.

Kimdir bu Hempher?

İngiliz Sömürgecileri ve Vehhabilik

Mezhepsizlik Mezhebinin (Mealciliğin) temelini kuran, İslamı dıştan yıkmaya gücü yetmeyip içten yıkmayı hedefleyerek Müslüman ülkelerini bölüp, sömürge haline getirmek isteyen İngilizlerdir.

İngilizlerin fitne çıkartarak Müslümanları çökertmekteki asıl hedefleri Ortadoğu’nun zengin petrol yataklarını sömürmek idi.
İngiliz sömürgecileri Mezhepsizliği ilk olarak Vehhabilik adı altında, kendi ihanetlerine yatkın Suudi Arabistanlı din adamı Muhammed bin Abdülvehhab’a kurdurmuşlardır. Bu sapık adam bazı dünyevi menfaatlere sahip olmak için, İngiliz casuslarından Hempher’le işbirliği yaparak, ingilizlerin İslamiyet’i yok etmek çalışmalarına alet olmuştur.

İngiltere'nin İslamiyet'e Olan Tavrı

İngiliz’ler tarih boyunca gerek aşikar gerek sinsice İslam aleyhinde çalışmışlardır. Şimdi de bir musibeti bahane ederek buradaki milleti temsil eden dindar hükümeti hedef almıştır. Gazetelerinde buradaki hükümet hakkında menfi propağanda yapmaktadırlar. Maalesef bunların husumeti ebediyyen devam edecek gibi görünüyor. Osmanlının parçalanmasında baş rolü almışlardır. Sonra bizdeki idari ve sosyal hayatı onlar düzenlemişlerdir. Şimdi millet kendi değerlerlerine sahip çıkmaya başlayınca rahatsızlıklarını göstermeye başlamışlardır. Ta İngiltere’den gazeteleriyle, yazarlarıyla radyo-televizyonlarıyla Türkiye aleyhine özellikle Hükümet, hususan Başbakan aleyhine yayın yapmaktadırlar.

İngilizler bu düşmanlıklarını her zaman göstermişlerdir. Türkiye tekparti CHP döneminden sonra, hür dünyanın yanında yer almak istediği zaman dahi İngilizler buna mani olmağa çalışmışlardır. Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bir mektupla vaziyeti talebelerine bildirmiştir.

Şubat 22nd

Milli Mücadele gerçeği; İngilizler, İslam Alemi’nde “Ankara’nın tek muhatap ”lığı için Hintli Müslümanları mı kullandı?

İngilizlerin, Siyasi entrika, (adam kullanma) konusundaki dehaları ve cinlikleri ile şeytana bile parmak ısırtabildikleri meraklılarının malumudur. Anlaşılan, kurgulanan stratejide önce Osmanlı Hanedanlığı’nın ve Hilafet Kurumu’nun yıpratılması ve antlaşmalarda “Tek Muhatap”lığının zayıflatılması; arkasından da büyük tepkilere meydan vermeden kaldırılarak Hanedan’ın sürgün edilmesi, oya gibi işlenen bu büyük planın bir parçası olsa gerek.

Bu, Stratejik Plan’a, 19 Mayıs 1919 Olayı ile, Yunanlılara İzmir’in ve çevresinin işgal ettirilmesi de dâhil edilmelidir.

Bu noktada çok bir ilginç tesadüfü, daha doğrusu tespiti açıklamamız gerekmektedir.

San Remo Konferansı ve Son sabık Sultan Vahdettin’in buraya sürgün edilmesi

“San Remo Konferansı, I. Dünya Savaşından sonra, 18-26 Nisan 1920‘de, Osmanlı topraklarının paylaşılması ve Osmanlı ile yapılacak olan Sevr Antlaşması’nın şartlarını hazırlamak için, İtalya’nın San Remo şehrinde toplanan milletlerarası konferans idi.”

ÇANAKKALE SAVAŞINDA İNGİLİZ OYUNU

Tarih boyunca İslam’a en büyük düşmanlığı İngilizlerin yapmış olduğunu görürüz. Günümüzde ise Amerika, yeni düşman addettiği İslam’a ve İslam dünyasına karşı ahlaksızca saldırırken İngilizler bu saldırılara ve Amerikan projelerine tam destek vermekte ve Amerika ile omuz omuza hareket etmektedirler. Bu yazımızda, Çanakkale savaşında İngilizlerin yaptığı alçaklıkların bazılarını inceleyecek ve bu alçaklıkların günümüzdeki versiyonlarına dikkat çekeceğiz.

İngilizler Çanakkale için sömürgeleri altında olan müslüman ülkelerden asker topluyorlardı. Saf müslümanları, “Sizin halifenizi Almanlar kaçırdı. Biz, sizin halifenizi kurtarmak için Almanlarla savaşıyoruz.” diyerek kandıran İngilizler, bu yalana kanmayan müslümanları, ailelerini öldürmekle tehdit ederek zorla cepheye sürdü. Gelmek istemeyenleri ise öldürdüler. İngiliz’in oyununa gelen müslüman askerler Çanakkale’de, Türklerle savaştıklarından habersiz harp ediyorlardı.

İngilizlerin İslam Siyaseti

Hint, Doğu'nun en zengin, efsanevi ve mamur bir parçasıdır. Bu kıtaya sahip ve hâkim olan her devlet yenilmez bir kudret ve servet kaynağına sahip oluyordu. Bunu İngilizler çok iyi anladılar. Evvela Hindistan'da birkaç yüz senelik bir Türk İmparatorluğu’nun enkazını tarumar ettikten sonra, hâkim millet sıfatıyla en cesur, maddiyatı en kuvvetli olan Müslümanları elde etmek istediler.

Müslümanlara ve dolayısıyla Hindistan'a sahip olmak için, Müslümanların ellerinde silah bulundurmamak, ahaliyi iktisaden dilenci bir vaziyete sokmak ve bu ahaliyi en derin bir cehalet içerisinde bulundurmak lazımdı. Esasen Müslümanlar nerede Fransız, Moskof, Hollandalı, hangi devlet ve milletin esareti altına girdilerse, bu, cahil oldukları zamanlarda ve cahil oldukları için vaki olmuştur. Ve hangi Müslüman millet yabancı ve Hıristiyan tahakkümüne isyan etti ise, İslam'ın azamet ve vakarını anlayabilecek ilmi elde ettikten sonra isyan etmiştir.

Aralık 26th, 2014

İngiltere Fransa'yı sollayacak

İngiltere Fransa'yı sollayacakEkonomik ve İş Araştırmaları Merkezi, İngiltere'nin, bu yılın sonunda Fransa'yı geride bırakarak dünyanın en büyük beşinci ekonomisi olmasının beklendiğini açıkladı.
Ekonomik ve İş Araştırmaları Merkezi (CEBR), İngiltere'nin, bu yılın sonunda Fransa'yı geride bırakarak dünyanın en büyük beşinci ekonomisi olmasının beklendiğini açıkladı.

Merkezi Londra'da bulunan CEBR'nin araştırmasına göre, İngiltere ekonomisine ilişkin hesaplamalarda son dönemde uyuşturucu ve fuhuş gibi karanlık ekonomilerin de eklenmesinin ardından İngiltere'nin, bu yıl Fransa'yı geride bırakarak, sırasıyla ABD, Çin, Japonya ve Almanya'nın ardından dünyanın en büyük beşinci ekonomisi olması bekleniyor.

CEBR'nin araştırmasına göre bu yılın sonunda Fransız ekonomisinin GSYH'sının 2,827 trilyon dolar seviyesine ulaşması tahmin edilirken, İngiliz ekonomisinin GSYH'sının 2,828 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor.

Mayıs 13th

İNGİLİZLERİN TELGRAF ÇALMA VE ÇÖZME EKİBİ

Üstelik Lozan'da ciddi bir istihbarat oyunu oynandığından da haberdar değiliz. Lozan'ın karşı taraftan bilgi çalmaya dönük operasyonları üzerinde duran nadir bir İngilizce araştırmaya göre İngilizler, İstanbul'a yerleştirdikleri özel yetiştirilmiş telgraf çalma ve çözme ekibi sayesinde Türk hükümetinin Lozan'a çektiği telgrafları bizimkilerden önce yakalıyor, çözüyor ve Lozan'daki ekibimizin eline ulaşmadan önce Londra'ya ulaştırıyorla. Gereken emirler verildikten sonra Lozan'da müzakere masasına, bizim elimizdeki kozları bilerek oturuyorlardı. Bir diplomatın dediği gibi bunun, briç masasında karşısındakinin elindeki kartları bilerek oynamaktan farkı yoktu. (K. Jeffrey-A. Sharp, "Lord Curzon and the use of secret intelligence at the Lausanne Conference", The Turkish Yearbook, 1993.)
RAUF ORBAY DEHŞETE DÜŞMÜŞ